Yetişkinlerde Dikkat Eksikliği

Yetişkinlerde Dikkat Eksikliği

Dikkat eksikliği Günümüz çocuklarının en büyük problemlerinden biri olarak gösterilen hiperaktivite ve dikkat bozukluğu (DEHB) yaklaşık otuz yıllık bir geçmişe sahip ve bu otuz yılda üzerinde en çok araştırma yapılan en çok tartışılan sorunlardan biri.

Çocuklarla ilgili araştırmalar devam ederken uzmanlar için bu otuz yıl çocuk hiperaktiflerin yetişkinliklerinde ne olduğunu görme fırsatı da verdi. Sonuçlar bu çocukların bazılarının normale dönerken bazılarının hayatları boyunca dikkat dağınıklığı ve hiperaktiviteyle mücadele etmek zorunda kaldıklarını, sorunun değişiklikler gösterse de hayatın bir çok alanını etkilerinin sürdüğünü gördüler. Böylelikle alanda yeni bir araştırma konusu oluştu; yetişkin hiperaktivite ve dikkat bozukluğu.

Dikkat Eksikliği/Bozukluğu (DEB) üç temel semptomu içerir; dikkatsizlik, bilişsel aktivite ve davranışlar üzerinde olumsuz etkileri olan consantrasyon bozukluğu ve dürtüsellik. Genel tanım ise görsel işitsel görevlerde, özellikle monoton durumlarda çabuk sıkılma, davranış kontrolünde zorluk, tepkinin seviyesi ve uygunluğunun ayarlanamaması ve consantrasyon gereken durumlarda ilgisiz uyarıcıları yok sayarak göreve odaklanamamadır.

DEHB aslında sadece DEB'in bir alt grubudur. DEB kendi içinde, sadece dikkat eksikliği olanlar, sadece hiperaktivitesi olanlar ve ikisi birlikte görülenler (DEHB) olarak üç alt tipten oluşur. DEHB de hem yetişkinlerde hem çocuklarda uygunsuz ve aşırı motor aktivite, hareketsiz kalmada zorlanma ve sonuçlarını düşünmeden hareket etme eğiliminde olmak, hayatları boyunca bu grupta problem oluşturur

Uzmanlar DEB'nin görülme sıklığının yetişkinlerde %2 olduğu görüşündeler (Wender, 1998; Pary et al., 2002). Ayrıca %4 olan DEHB'in semptomlarında yetişkinliğe doğru her beş yılda bir %50 düşüş gösteriyor.DEHB daha çok çocuklarda görülen tip, yetişkinliğe doğru hiperaktivite kısmı azalıyor ve sadece dikkat eksikliğinin olduğu tip (DEB) baskın hale geliyor ve bu gurupta çocuklukta var olan semptomlar yetişkinlikte de devam ediyor. Yetişkinlikte devam eden durumlarda genetik geçiş daha sık görülüyor

Uzmanlara göre bozukluğun etiyolojisinde ise DEB'de dopaminerjik, noradronerjik ve serotonerjik sistemde var olan fonksiyonel bozukluklar etkili çünkü mesocortikal dopamin, bilginin işlenmesi, yönetici işlevlerin oluşumu, hafıza ve dikkat gerektiren detayların algılanması gibi DEB'le direkt ilişkili olan fonksiyonlar için çok önemli bir nörotransmiter.

DEHB'nun genetik yapısı üzerine yoğunlaşan araştırmacılara göre dopamine D4 ile HEDB'nin ilişkisi bize alkol bağımlılığı ve antisosyal kişilik bozukluğunun genetik etkisiyle paralellik gösteriyor. Diğer bir deyişle DEHB olan ailelerde DEHB görülmeyen ailelere göre alkol kullanımı ve antisosyal davranış bozukluğu daha yaygın görülüyor

Beyin çalışmaları ise prefrontal ve caudate çekirdeği alanındaki düşük metobolik aktiviteyle DEB arasında pozitif korelasyon olduğunu gösteriyor. Bu bölgedeki anormallikler ise planlama, karar verme ve zaman algısında yaşanan zorluklar olarak ortaya çıkıyor

Untitled Document
Untitled Document