Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Tedavisi

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Tedavisi

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite (DEH), çocuk ve gençlerin ruh sağlığını, aile içi ilişkilerini, okul başarılarını olumsuz etkiler.

Okul ve uyum sorunları nedeniyle pek çok aile, çocuk ruh sağlığı ile uğraşan uzmanlara başvurmaları gerektiği halde başvurmamaktadır.Başvurmak çok önemli bir adım olmansına rağmen gecikmiş olarak başvuranlar çoğunluktadır. İlişkiler bozulduğunda, aşındığında, yıprandığında, bazen öğretmen zoruyla, bazen de son çare olarak uzmana başvurulduğu çoğunlukla görülmektedir. Günümüzde dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluluğundan (ADHD) ilk kez 1902 yılında Still söz etmiştir. Still “Çocuklarda abnormal fiziksel durumlar” makalesinde 20 çocuktaki ortak özellikleri “dikkatsizlik, aşırı hareketlilik, saldırganlık, disipline direnmek, karşı gelmek, kanun tanımazlık, aşırı heyecanlılık” olarak bildirmiştir. Bu belirtiler, dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu olan çocukların temel belirtileridir.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite, çoğunlukla terbiyesizlik veya ailenin çocuğa yeteri kadar disiplin kuramamasıyla karıştırabilmektedir. Böyle özellikleri taşıyan çocuklar hem fazla hareket etmekte, hem de her şeyi ellemek, tutmak, eline almak ve içini açmak istemektedirler. Bu durum ailelerin çocuklarını düzenli olarak uyarmak, kontrol etmek, azarlamak durumunda kalmalarını getirmektedir. Bu da çocuğu irrite eden bir durumdur. Yine bu çocuklar hareketli olmalarından dolayı çok fazla düşmek, kalkmak, yaralanmak, bir yerlerini sakatlamak gibi durumlarla çok sık karşılaştıkları için ailelerin, özellikle annenin çocuğun kazalara açık olması ile ilgili olarak çocuğun arkasından düzenli olarak koşturması, çocuğu daha fazla harekete itebilecektir. Bizim geleneksel terbiye anlayışımızda, hareket ve dokunma yoluyla öğrenmeye çalışan çocuklara tutumumuz “”koşma, atlama, zıplama, dolaşma, otur, dur, dokunma, elleme, bırak” diyerek öğrenme yolunu engellemektir. Hareket ederek öğrenmeye çalışan pek çok çocuk, büyükleri rahatsız ettiği için kolayca kısıtlanabilmektedirler.Bu kısıtlama yukarda da belirttiğimiz gibi çocuğun kendisini kötü hissetmesine sebep olabilir. Gerçek “hiperaktif” in en belirgin özellikleri, çocuğun düşünmeden hareket etmesi ve dikkatini, davranışlarını, hareketlerini kontrol edememesidir. Bu güçlüklerinden ötürü hiperaktiflerin “terbiyesi” çok daha güçtür. Onlara tutarsız, belirsiz, katı, anlayışsız, disiplinsiz davranılırsa davranış ve ilişki sorunları artar.

Dikkat eksikliği' de hatalı terbiye ve disiplin yaklaşımı ile artabilir. Özellikle gelişimin hızlı olduğu okul öncesi dönemde, tam oyununa konsantre olan çocuğun dikkatini, yetişkinler, yemek, banyo gibi nedenlerle bozabilmekte,çocuğun gözünden olaya bakamadıkları için planlarını 5-10 dk ertelemenin yararını fark edememektedir. Çok karmaşık, dağınık uyaranların olduğu çocuk odaları, oyun köşeleri de dikkatin kalitesini olumsuz yönde etkileyebilir. Hiperaktiviteye genelde eşlik eden “dikkat eksikliği” de bu tür hatalı terbiye yaklaşımının sonucunda daha büyük sorun haline gelebilir.

Untitled Document
Untitled Document